Whois Nedir? Alan Adı Kayıt Bilgileri ve Gizlilik

Alan Adı · · 7 dk okuma · Sorgulaa Editör Ekibi

Whois nedir, neden var?

Bir alan adı satın alınmaz, belirli bir süre için kaydedilir. Bu kaydın kimin adına, hangi firma aracılığıyla, hangi tarihte yapıldığı ve ne zaman sona ereceği bir veritabanında tutulur. Whois, bu veritabanını sorgulamaya yarayan ve kökeni 1980’lere uzanan protokolün adıdır; gündelik dilde ise sorgunun döndürdüğü kayıt bilgilerinin tümüne “whois bilgisi” denir.

Sistemin varlık nedeni hesap verebilirliktir. Bir alan adı teknik bir soruna yol açtığında, bir markayı taklit ettiğinde ya da kötüye kullanıldığında ulaşılacak bir muhatap gerekir. Bunun yanında whois; bir alan adının boşta olup olmadığını, ne zaman düşeceğini, hangi ad sunucularını kullandığını ve transfer edilebilir durumda olup olmadığını öğrenmenin de en doğrudan yoludur.

Sistemi anlamak için üç aktörü ayırmak gerekir. Kayıt operatörü (registry) bir uzantının tamamını yönetir ve ana veritabanını tutar. Kayıt firması (registrar) son kullanıcıya alan adı satan, operatörle teknik bağlantısı olan aracıdır. Kayıt sahibi (registrant) ise alan adını kullanan kişi ya da kurumdur. Jenerik uzantılarda kuralları ICANN belirler; ülke kodlu uzantılarda (.tr, .de, .uk gibi) her ülkenin kendi operatörü kendi politikasını uygular. Bu yüzden farklı uzantıların whois çıktıları birbirine benzemez.

Bir whois kaydında neler yazar?

Alanların adı uzantıya göre değişse de tipik bir kayıt şu bilgileri içerir:

  • Alan adı ve kayıt operatörü kimliği: Kaydın veritabanındaki benzersiz tanımlayıcısı.
  • Kayıt firması: Alan adının hangi firma üzerinden yönetildiği, firmanın kimlik numarası ve kötüye kullanım bildirimi (abuse) için iletişim adresi.
  • Tarihler: İlk kayıt tarihi, son güncelleme tarihi ve kayıt süresinin bitiş tarihi.
  • Durum kodları: Alan adının kilitli, askıda ya da silinme sürecinde olup olmadığını gösteren standart kodlar.
  • Ad sunucuları: DNS kayıtlarının hangi sunucularda tutulduğu. Sitenin hangi DNS ya da barındırma altyapısını kullandığına dair ilk ipucu buradadır.
  • DNSSEC bilgisi: Alan adının imzalı olup olmadığı.
  • İletişim bilgileri: Kayıt sahibi, idari ve teknik sorumlu. Günümüzde bu bölüm gerçek kişiler için çoğunlukla gizlenmiş ya da yalnızca ülke/kurum adı düzeyinde gösterilir.

Whois’ten RDAP’a: aynı bilgi, modern protokol

Klasik whois, 43 numaralı port üzerinden düz metin gönderip düz metin alan çok basit bir protokoldür. Bu sadelik zamanla soruna dönüştü: çıktının standart bir biçimi yoktur, her operatör alanları farklı adlandırır; Türkçe gibi dillerdeki karakterler için tanımlı bir kodlama yoktur; bağlantı şifresizdir; hangi uzantı için hangi sunucuya sorulacağını bulmanın düzenli bir yolu bulunmaz ve “kim hangi veriyi görebilir” ayrımı yapılamaz.

RDAP (Registration Data Access Protocol) bu eksikleri gidermek için tasarlandı. Aynı kayıt verisini HTTPS üzerinden, yapılandırılmış JSON biçiminde sunar. Jenerik uzantılarda kayıt operatörleri ve firmaları RDAP hizmeti vermekle yükümlüdür ve klasik whois hizmeti bu uzantılarda aşamalı olarak geri plana çekilmektedir. Ülke kodlu uzantılarda geçiş operatörün tercihine bağlıdır; bazıları RDAP sunar, bazıları yalnızca klasik whois ya da kendi web arayüzünü kullanır.

ÖzellikKlasik WhoisRDAP
TaşımaTCP 43, şifresizHTTPS, şifreli
Çıktı biçimiSerbest metin, operatöre göre değişirStandart JSON
Uluslararası karakter desteğiTanımlı değilUnicode
Doğru sunucuyu bulmaElle ya da yönlendirme satırlarıylaIANA’nın yayımladığı başlangıç (bootstrap) listesiyle
Kademeli erişimYok; herkes aynı çıktıyı görürKimlik doğrulamaya göre farklı ayrıntı düzeyi mümkün
KapsamAlan adları, IP bloklarıAlan adları, IP blokları, ASN

Son kullanıcı açısından fark çoğu zaman görünmezdir: iyi bir sorgulama aracı uygun olan protokolü kendisi seçer ve sonucu okunur biçimde sunar. Bilinmesi gereken, iki protokolün de aynı kaynağı okuduğudur; RDAP gizlenmiş bir bilgiyi görünür kılmaz.

Alan adı durum kodları ne anlama gelir?

Durum kodları (EPP status codes) whois çıktısının en çok yanlış yorumlanan bölümüdür. “client” ile başlayanlar kayıt firması, “server” ile başlayanlar kayıt operatörü tarafından konulmuştur.

KodAnlamıNe yapmalı?
okHiçbir kısıt yokOlağan ama transfer kilidi de yok demektir; kilidi açmanız önerilir
clientTransferProhibitedTransfer kilidi etkinNormal ve istenen durumdur; yalnızca transfer öncesinde kaldırılır
clientUpdateProhibited / clientDeleteProhibitedGüncelleme ya da silme kilitliEk koruma; değişiklik yapacaksanız panelden açılır
serverTransferProhibitedOperatör transferi engelliyorGenellikle yeni kayıt ya da yeni transfer sonrası bekleme süresi, bazen bir ihtilaf
clientHold / serverHoldAlan adı DNS’ten çıkarılmış, çalışmıyorÖdeme, doğrulanmamış iletişim bilgisi ya da şikâyet kaynaklı olabilir; kayıt firmasıyla görüşün
autoRenewPeriodSüre dolmuş, otomatik yenileme penceresi içindeYenilemeyi tamamlayın
redemptionPeriodSilinmiş, geri alma süresi içindeYalnızca eski sahibi, genellikle ek ücretle geri alabilir
pendingDeleteKalıcı silinme aşamasındaGeri alınamaz; kısa süre sonra yeniden kayda açılır
pendingTransferTransfer sürüyorSiz başlatmadıysanız hemen kayıt firmanıza başvurun

Süresi dolan bir alan adının yolculuğu

Jenerik uzantılarda süreç genel hatlarıyla şöyledir; süreler uzantıya ve kayıt firmasına göre değişir, kesin bilgi için firmanızın koşullarına bakılmalıdır:

  1. Bitiş tarihi geçer. Çoğu firma alan adını bir süre daha normal fiyattan yenilemenize izin verir; bu sırada site ve e-posta durdurulmuş olabilir.
  2. Yenilenmezse alan adı silinir ve geri alma dönemine (redemptionPeriod) girer. Eski sahibi hâlâ geri alabilir ama bu işlem genellikle normal yenilemeden belirgin biçimde pahalıdır.
  3. Geri alma süresi de dolarsa pendingDelete durumuna geçer; bu aşamada hiçbir işlem yapılamaz.
  4. Birkaç gün sonra alan adı serbest kalır ve ilk başvuran kaydeder. Değerli adlar bu anı bekleyen otomatik sistemlerce saniyeler içinde alınır.

Ülke kodlu uzantılarda, bu arada .tr uzantısında da, süreler ve aşamalar farklı olabilir. Pratik sonuç değişmez: önemli alan adlarında otomatik yenilemeyi açın ve kayıtlı e-posta adresinizin çalıştığından emin olun, çünkü bütün uyarılar oraya gider.

Whois gizliliği nasıl çalışır?

Geçmişte kayıt sahibinin adı, adresi, telefonu ve e-postası herkese açık biçimde yayımlanırdı. Bu veriler istenmeyen e-posta gönderenler ve dolandırıcılar için hazır bir kaynaktı. Bugün gerçek kişilerin bilgileri iki farklı mekanizmayla korunur:

  • Politika gereği gizleme (redaction): Avrupa Birliği’nin kişisel verileri koruma düzenlemesinin yürürlüğe girmesiyle birlikte kayıt operatörleri ve firmaları, gerçek kişilere ait iletişim alanlarını varsayılan olarak yayımlamamaya başladı. Çıktıda bu alanların yerinde “gizlenmiştir” anlamında bir ibare görülür. Kayıt sahibi değişmemiştir; yalnızca bilgi herkese açık değildir.
  • Gizlilik ya da vekil hizmeti (privacy/proxy): Kayıt firmasının ya da bağlı bir şirketin iletişim bilgileri sizinkilerin yerine yazılır. Çoğu zaman size iletilen bir yönlendirme e-posta adresi ya da iletişim formu da bulunur. Birçok firma bunu ücretsiz sunar.

İki yöntemde de alan adının hukuki sahibi sizsinizdir ve gerçek bilgileriniz kayıt firmasında durur. Gizlilik, hesap verebilirliği ortadan kaldırmaz: mahkemeler, yetkili kurumlar ve marka ihtilaflarını çözen tahkim mekanizmaları, tanımlı yasal süreçler üzerinden bu bilgilere ulaşabilir. Bunun dışında gizlenmiş bir kaydın arkasındaki kişiyi ortaya çıkaran meşru bir “sorgulama yöntemi” yoktur; bir alan adı sahibine ulaşmanız gerekiyorsa doğru yol, kayıttaki iletişim formunu ya da kayıt firmasının kötüye kullanım bildirim adresini kullanmaktır.

Bu bölüm genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir; alan adı ihtilafları ve kişisel veri konularında bir hukukçuya danışılmalıdır.

Whois sorgusu hangi işlerde gerçekten işe yarar?

  • Kendi alan adınızı denetlemek: Bitiş tarihi, transfer kilidi ve ad sunucuları doğru mu? Alan adı sizin adınıza mı, yoksa siteyi yapan ajansın adına mı kayıtlı? İkincisi, iş ilişkisi bittiğinde ciddi sorun yaratır.
  • Satın alma öncesi araştırma: Alan adı ne zamandır kayıtlı, hangi durumda, yakında düşecek mi?
  • Oltalama şüphesini değerlendirmek: Kayıt tarihi, kayıt firması ve ad sunucuları, şüpheli bir bağlantının arkasındaki alan adı hakkında hızlı bir fikir verir.
  • Kötüye kullanım bildirmek: Kayıttaki abuse adresi, zararlı içeriği bildireceğiniz doğru muhataptır.
  • Teknik sorun gidermek: Site açılmıyorsa clientHold gibi bir durum kodu ya da yanlış ad sunucusu, sorunun DNS’ten önce kayıt düzeyinde olduğunu gösterir.

Sık yapılan hatalar ve özet

  • Kayıt firmasını alan adı sahibi sanmak: “Registrar” satırı yalnızca aracı firmayı gösterir.
  • clientTransferProhibited kodunu sorun sanmak: Bu bir koruma kilididir ve açık olması iyidir.
  • Bitiş tarihi geçince alan adının hemen boşa düşeceğini düşünmek: Arada haftalar süren yenileme ve geri alma dönemleri vardır.
  • Kayıtta sahte bilgi kullanmak: Gizlilik istiyorsanız gizlilik hizmetini kullanın. Yanlış bilgi, alan adının askıya alınmasına ve bir ihtilafta sahipliğinizi kanıtlayamamanıza yol açabilir.
  • Ulaşılmayan bir e-posta adresi bırakmak: Yenileme uyarıları, transfer onayları ve doğrulama iletileri bu adrese gelir.

Özetle whois, bir alan adının kayıt düzeyindeki kimlik kartıdır; RDAP ise aynı bilgiyi güvenli ve standart biçimde sunan yeni nesil protokoldür. Kayıt, bir alan adının yaşını, durumunu, kilitlerini ve teknik altyapısını açıkça gösterir; gerçek kişilerin iletişim bilgilerini ise artık göstermez ve göstermemesi doğrudur. Durum kodlarını okuyabilmek ve kendi kaydınızı düzenli aralıklarla denetlemek, alan adı kaybı gibi telafisi güç sorunların büyük bölümünü önler.